fbpx

Hyaluronik Asit Yüz Dolgusu

Yaşlanma karşıtı kremler, losyonlar ve serumlar çoğu zaman kırışıklık oluşumunu yavaşlatma ve engellemede başarılı olsa da var olan derin kırışıklıkların giderilmesinde etkisiz kalırlar.


Plastik cerrahideki gelişmeler sonucunda ortaya çıkan yeni tedavi yöntemleri yaşlılığın belirtileriyle savaşmada etkilerini göstermişlerdir. Ciltteki kırışıklıkları doldurmak ve düzleştirmek için deri altına enjekte edilen dermal dolgular bu tedavi yöntemlerinden en yaygınıdır. Dermal dolgular yüzde kullanıldığı gibi lazer cilt yenileme yöntemiyle birlikte ellerde de kullanılabilir. Böylece yüz ve eller aynı yaşta görünür.

Dermal dolgular kalıcı olmayan bir tedavi türüdür, bu yüzden etkilerini sürdürmesi için tekrar tekrar yapılmasını gerekir. Ayrıca çok sarkık ciltlere uygulandığında da diğerlerine oranla etkisiz kalacaktır. Bu gibi durumlarda yüz gerdirmesi tedavisi daha uygun olur.

Günümüzde estetik cerrahide dermal dolgulardan birisi de hyaluronik asit dolgulardır.

Hyaluronik Asit Nedir?

Kolajene alternatif olan en yaygın diğer dermal dolgu hyaluronik asit de yüzdeki kırışıklıkların ve çizgilerin tedavisinde kullanılır. Hyaluronik asit, biyolojik olarak bozunabilen, hayvansal kaynaklı olmayan, dengelenmiş hyaluronik asitten yapılır. Bu asit deride doğal olarak bulunur ve cilde dolgunluk ve hacim verir. Yaş ilerledikçe derideki hyaluronik asit miktarı da azalmaya ve yaşlılık belirtileri daha da belirginleşmeye başlar. Hyaluronik asit enjeksiyonlarının cilt tedavisinde bu kadar etkili olmasının sebebi de derideki hyaluronik asit seviyesini arttırmasıdır. Hyaluronik asit çevredeki nemi emerek genişlediği için enjekte edildiğinde çizgileri ve kırışıklıkları düzleştiren ve cildi dolgunlaştıran bir etkisi olur.

Hyaluronik Asit Yüz Dolgusu Özellikleri Nelerdir?

Hyaluronik asit enjeksiyonları kolajen enjeksiyonlarından daha uzun süre etkisini korumaya eğilimlidir. Genel olarak hyaluronik enjeksiyonunun etkisi 6 ila 12 ay sürer. Bu sayede etkinin sürekliliğini sağlamak için çok tedaviyi çok fazla tekrarlamak zorunda kalmazsınız. Ayrıca hyaluronik asit cildi nemle şişerek içerden dolgunlaştırdığı için botoks ya da bazı yüz gerdirme operasyonlarına nazaran daha doğal görünen sonuçlar verir. Bu da hyaluronik asiti özellikle dudak dolgunlaştırmada, nezolobial çizgileri düzgünleştirmede, çenenin görünüşünü ve konturunu düzeltmede tercih edilen bir tedavi yapar.

Hyaluronik asitin bir diğer avantajı ise hayvansal ürün olmamasıdır. Bu yüzden kolajen enjeksiyonunda olabildiği gibi alerjik reaksiyonlara sebep olmaz. Yine aynı sebeple tedaviden önce alerji ve cilt testi yapılması gerekmez.

Ancak hyaluronik asit tedavisi kolajen enjeksiyonundan biraz daha acılı olduğu için çoğunlukla lokal anestezi gerektirir. Bu da tedavi fiyatını nispeten yükseltebilir.

Tedavi sonrası cilt bakımı nasıldır?

Tedaviden sonraki birkaç gün yüzünüz biraz şişkin, kızarık olabilir ve enjeksiyon bölgeleri hafifçe acıyabilir. Bu süre boyunca enfeksiyon riskini azaltmak için cildinizi mümkün olduğunca temiz tutmalısınız. Kızarıklıkla başa çıkmak için ise yüzünüze doğal iltihap önleyici yağlar sürebilirsiniz. Emu yağının bu konuda başarılı olduğu bilinmektedir.

Uzun vadede amacınız ise derinizdeki hyaluronik asit miktarını olabildiğince yüksek tutmak olmalıdır. Hyaluronik asit deride bulunan hyaluronidaz enzimi ile parçalanabilmektedir. Eğer bu enzimin hyaluronik asidi parçalamasını önleyebilirseniz enjeksiyonun etkileri çok daha uzun sürecektir. Bunu yapmanın bir yolu içinde Phytessence Wakame özü içeren yüz kremleri kullanmaktır. Bir Japon deniz yosunundan alınan bu özüt hyaluronidaz aktivitesini azaltarak cildinizdeki hyaluronik asit miktarını korumanızda yardımcı olacaktır. Bu özü şu isimlerle de bulabilirsiniz: Undaria pinnatifida, wakame yosunu, Japon kahverengi yosunu özütü, fucodian ya da fucoxanthin. Bu yöntemin yanı sıra hyaluronik asit takviyeleri alarak da cildinizdeki miktarını belli bir düzeyde tutabilirsiniz.

 

Меню